|

www.tiyatrom.com
Tiyatro Haber, Tanıtım sitesi

KAPILARIN DIŞINDA



ALTIDAN SONRA TİYATRO
www.altidansonra.com
info@altidansonra.com
|
|
Altıdan Sonra
Tiyatro yedinci sezonunda!
ALTIDAN SONRA TİYATRO
KAPILARIN DIŞINDA
SON OYUNLAR
“Hiçbir tiyatronun oynamak; Hiçbir seyircinin görmek istemediği
oyun” sahnede.
Kapıların Dışında oyunu, Çevre Tiyatrosu’nda seyircisi ile buluşmaya
devam ediyor.
Alternatif yapısı ve oyunlarıyla 7.sezonuna giren Altıdan Sonra
Tiyatro, Kapıların Dışında oyunu ile Çevre Tiyatrosu’nda perde
açmaya devam ediyor.
Kapıların Dışında, 8 – 15 Ocak tarihlerinde Semaver Kumpanya’nın
sahnesi Çevre Tiyatrosu’nda izlenebilir. Ocak ayında yalnızca iki
gösterim olacak.
Yiğit Sertdemir oyunun hem yönetmenliğini hem de sahne tasarımını
üstlendi. Oyunun müzik tasarımı ise Onur Kahraman’a ait.
Savaşta ayakta kaldı, ama...
“Kapıların Dışında” II.Dünya Savaşından döndükten sonra, hastalığına
yenilip henüz 26 yaşındayken hayatını kaybeden, Alman edebiyatının
önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen Wolfgang
Borchert’ın baş yapıt kabul edilen eseri. Oyunda, “Savaşta ayakta
kalabilmeyi başaranlar ve savaşı tüm sorumluluklarıyla omzunda
taşıyanlar, bir savaş masalının eçiş büçüş kahramanları” olarak
canlanıyor.
Savaş sonrası yurduna dönen bir askerin, hayatta kalmakla ölümü
seçmek arasındaki çatışmasının tam ortasında yaşadıkları, onun
gözünden yansıyan bir görsellik içerisinde seyirciye sunuluyor.
Gelin bir yalana ortak edelim sizi... Gelin... Kapınız kapalı olsun
ne çıkar..
Biz kapıların dışına ortak ederiz sizi..
“Kapıların Dışında” oyununu kaçırmak istemeyenlere bir hatırlatma:
Oyun; 8-15 Ocak tarihlerinde saat: 20.30’da Çevre Tiyatrosu’nda
sahnelenecek. .
Yer: Semaver Kumpanya
Çevre Tiyatrosu – Kocamustafapaşa / İstanbul
Çevre Tiyatrosu Gişe Tel: 212 585 59 35
Bilet fiyatları: Tam: 15 YTL
İndirimli: 10 YTL
www.altidansonra.com
info@altidansonra.com
Yazan: Wolfgang Borchert
Çeviren: Behçet Necatigil
Yöneten: Yiğit Sertdemir
Dekor Tasarımı: Yiğit Sertdemir
Kostüm Tasarımı: Nihal Kaplangı
Işık Tasarımı: Mahmut Özdemir
Müzik: Onur Kahraman
Maske ve Kukla Tasarımı: Candan Seda Balaban
Hareket Düzeni: Özgür Tanık
Afiş-Broşür Tasarımı: Muzaffer Malkoç
Yönetmen Yardımcısı: Gülhan Kadim
Işık Uygulama: Erkan Kortan – İhsan Dehmen
Müzik Uygulama: Gülhan Kadim
Oynayanlar (Alfabetik sıraya göre)
Ebru Gözdaşoğlu
Onur Kahraman
Seda Özen Yürük
Yaman Ömer Erzurumlu
Yiğit Sertdemir
Ve sesiyle Tomris İncer
Kısa Konu:
Bir Savaşın Masalı...
II. Dünya Savaşından döndükten sonra, hastalığına yenilip henüz 26
yaşındayken ölen, Alman yazınının en önemli isimlerinden Wolfgang
Borchert'in oyununda; savaşta ayakta kalabilmeyi başaranlar ve
savaşı tüm sorumluluklarıyla omzunda taşıyanlar, bir savaş masalının
eciş bücüş kahramanları olarak canlanıyor. Tüm bunlar; savaş sonrası
yurduna dönen bir askerin, hayatta kalmakla ölümü seçmek arasındaki
çatışmasının tam ortasında, onun gözünden yansıyan bir görsellik
içerisinde seyirciye sunuluyor.
Broşür Yazısı
Gelin bir masala ortak edelim sizi. Kırmızı başlıklı kızın
kurtulmasını değil, kurdun bağırsaklarının dışarı akmasını
izlediğimiz bir masala. İçinde, savaştan yeni dönmüş bir adamın
hayatta kalmakla ölmek arasında gidip gelişlerini barındıran,
diğerlerinin birer kuklaya, gülünç karikatürize edilmiş insan
bozuntularına dönüştüğü bir masala.
Gelin bir suça ortak edelim sizi. Beckmann’ı birlikte öldürelim.
Ölümü birlikte doyuralım. Tanrıyı birlikte gömelim. Üstüne
bastığımız ölülere kayıtsız kalalım. Bütün cep(he)lere askerler
yığalım. Hiç hayır demeyelim. Görmeyelim. Bilmeyelim. Duymayalım.
Gelin bir kâbusa ortak edelim sizi. Beckmann’ın kâbusuna.
Emrindeyken ölen onbir askerin sorumluluğunu geri vermeye gittiği
Binbaşına kadeh kaldıralım. İş bulmaya gittiği Kabare Müdürü’nün
gerçeği sanata(!) dönüştürmesini birlikte alkışlayalım. Doğduğu eve
yerleşen Bayan Kramer’e yağmalanacak bir ölü de biz uzatalım.
Gelin bir oyuna ortak edelim sizi. Yazarının savaştan döndükten
sonra bir haftada yazıp bitirdiği, ilk sayfasına ‘HİÇ BİR TİYATRONUN
OYNAMAK, HİÇBİR SEYİRCİNİN GÖRMEK İSTEMEDİĞİ OYUN’ yazdığı, ilk
gösterimini göremeden hastalığına yenik düşüp öldüğü bir oyuna.
Sahne üzerinde ve gerisinde emek veren herkesin, ‘gönüllü’ olma
anlayışıyla, kendi dilini kattığı ve yaratısını ortak bir söze
dönüştürdüğü bir oyuna.
Gelin bir yalana ortak edelim sizi. Duyarlıyız diyelim. Ahlanıp
vahlanalım. Gözyaşlarımız kahkahalara dönüşsün. Görsel ve işitsel
dil bize gerçeği unuttursun. Sanat diyelim. Sanatın gerçekle ilgisi
vardır diyelim. Alkışlayalım. Rahatlayalım.
Gelin…
Kapınız kapalı olsun ne çıkar…
Biz, kapıların dışına ortak ederiz sizi…
Yiğit Sertdemir
|