tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatroları çocuk tiyatroları tiyatro kursları tiyatro okulları tiyatro dünyasından haberler aylık programlar oyun eleştirileri kaynak sayfalar tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatroları tiyatro kursları tiyatro okulları tiyatro dünyasından haberler aylık programlar oyun eleştirileri kaynak sayfalar tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatro tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik tiyatro tiyatro...devlet tiyatroları İstanbul şehir tiyatroları özel tiyatrolar amatör tiyatrolar gençlik
 

Merak etmek, sormak her şeyi sormak, anneyi peşinden sürüklemek, babanın senin hareketlerine yetişememesi, zekice cevaplar vermek, her lükse sahip olmak, hata yapabilmek, ağlamak, annenin rujunu sürmek, ablanın kıyafetlerine özenmek, abiden birazcık korkmak, en hızlı şekilde öğrenmek, ilkokul öğretmenlerine âşık olmak, okul arkadaşlarıyla tiyatroya gitmek ve sahnede söylenilenlere anında seslice cevap vermek, yeteneklerinin farkına varılmasını sağlamak, okumayı öğrenmek, yemekleri üç tane kıyafet değiştirterek yemek, annenin bir misafirliğe giderken, yedek kıyafetlerle dolu bavulla gitmesini sağlamak, gece
tuvalete gitmek için babayı uyandırmak, “anneeee üstümü ört” demek, “ablaaa ben de senin arkadaşlarınla gezeceğim” demek ve “biz aşı vurulmaya gidiyoruz, gelirsen sana da aşı vururlar” denilmesi karşılığında kendi arkadaşlarınla saklambaç oynamaya devam etmek, ağaç dikeni yüzünden topunu patlatmak, ip atlamak, doğum günlerinde bütün mahalleyi kendi evinde toplamak, ayakkabılarını ters giyinmek, hayatını yaşamak, farkına varmaksızın ama geleceğe temel oluşturarak yaşamak…

Çocuk olmak?!!

Merak edememek, cevap bulamamak, anneden 6’ncı kardeşini beklemek, babadan hep korkmak, cevap verememek, söylemek istediğini söyleyememek, susturulmak, hiçbir lükse sahip olmamak, hata yapamamak, anneden ilgi görememek, ablanla aynı kıyafeti giyinmek zorunda kalmak, abiden ve abinin arkadaşlarından korkmak, ilkokula gidememek, “ne tiyatro mu?” o ne bilmemek, bilsen de görmemek, yeteneklerin farkına varılsa da kısıtlanmak, 3 tane bile farklı elbisenin olmaması, baban duyar diye kardeşinle sesiz konuşmak, “anneeee üşüyorum” demek, “abla açım” demek, kirlenmek, şiddete maruz kalmak, amcalar tarafından tacize uğramak, altı delik ayakkabılarla dolaşmak, duran arabalar arasında cam silmek, selpak satmak okula gitmek yerine, çalmayı öğrenmek, hayatını yaşayamamak, farkına varmaksızın ama geleceğe temel oluşturarak yaşamak.

Peki ya hanidir denge, var mıdır bunun ortası?
Nerden başlamak gerek düzelmeye, hiç doğmamak mı gerek, yaşarken ölmek mi?
Büyüdükçe kendin gibi çocuklar yetiştirmek istemek mi, yoksa ben çocuk bakamam ki demek mi?
Her şeyi araştırıp, doğruyu bulmak, karşı çıkmak mı gerek yoksa etliye, sütlüye karışmadan sessiz kalmak mı gerek?
Anlamak gerek!
Ben çocuğum, beni dinlemen, dikkate alman, anlaman ve bana doğru yolu göstermen gerek…

—EDA ATALAY-
edaatalay@yahoo.com
 

EDA ATALAY

edaatalay@yahoo.com

ÇOCUK OLMAK

Çocuk olmak?!