-Hepiniz
farklı meslek gruplarındansınız. Nasıl bir araya geldiniz?
Nuri: Bir tiyatro grubunda çalışmalar yapılıyordu. Ben Nazım
Kültürevi’nde oyunculuk yapıyordum. Diğer arkadaşlar da farklı
yollardan o gruba dahil oldular. Orada çalışmalarımıza devam ettik.
Zamanla o bünyede çalışmalarımıza devam etme şansımız kalmadı. Biz
de oradan ayrılarak bu grubu kurduk.
-Yersiz oyuncuları kurmaya nasıl karar verdiniz?Adınız nereden
geliyor?Neden doğaçlama?
Nuri:Yersiz Oyuncular adı yersizlikten geliyor. O günkü koşullar
içerisinde bir oyunumuz yoktu. Oyun çıkartabilecek durumumuz da
yoktu. Sadece ‘Bir Garip Çehov’ adlı oyunu çıkartabilmiştik. Şimdi
şöyle bir sorun var. Oyun çıkartsanız bile sahne ve izleyici
bulamıyorsunuz. 200 kişilik salona 20 kişi geldiği zaman olmuyor.
Sonra benim aklıma cafe ve barlarda oynamak geldi. Tek çıkış yolu
buydu. Ben tek başıma cafe ve barlarda tek kişilik gösteriler
yapmaya başladım. Aynı zamanda da grupla çalışmalar devam etti.
Sonra baktık ki çok iyi şeyler ortaya çıkıyor biz de doğaçlama
çalışmalarını ilerlettik. |
 |
-Doğaçlama oyunu biraz anlatır
mısınız?
Nuri:Doğaçlama oyun metinsiz ve kurgusuz bir tiyatro. Tamamen
seyircilerin yönlendirmeleriyle oyuncuların o an ki yaratımlarının
birleşmesinden ortaya çıkan bir tiyatro türü. Seyirci çeşitli kelime
ve anlatımlarla oyunu yönlendiriyor ve müdahale ediyor. Mesela
oyunun geçeceği mekanı ya da oyundaki duygu durumunu belirliyorlar.
Yani oyun başlarken biz ne yapacağımızı bilmiyoruz.
-Tıkandığınız noktalar oluyor mu?
|
| Doğaçlama tiyatronun
en çok merak edilen sorusu bu aslında. Bize hep soruyorlar, çok
merak ediyorlar. Bunun cevabı çok net: tıkanmıyoruz. Kendi adıma
bugüne kadar bana verilen bir durumda oynarken bariz tıkandığım
olmadı. Ama bu noktada asıl önemli olan yönlendirmeden çıkacak olan
oyunda seyircinin tatmin olup olmaması.Zaman zaman doğaçlamalardan
seyirci tatmin olamayabilir. Doğaçlama oyunda bence bu gayet normal.
Sonuç olarak tıkanmıyoruz ama oyunun kalitesi değişik düzeylerde
gerçekleşiyor. |
 |
-Soyut ve somut kavramları
yazdırıp o kelimelerle ilgili oyunlar sergiliyorsunuz. Peki o
kelimelerle ilgili kelime oyunları yapıyor musunuz?
Nuri: Evet bunu çok yapıyoruz. Bu işin en eğlenceli yanlarından
biriside o. Mesela bu konuda güzel bir örnek vereyim. Seyirci bir
gün ‘tahta’ kavramını vermişti. Herkes onu gerçek anlamında
kullanacağımı düşünürken ben onu ‘3cü Osman tahta çıktı ‘diyerek
kullandım. Seyircinin bize sınırlaması yok. Farklı kullanım
şekillerinde kullanabiliyoruz.
-Kullanılan kelimelerin illaki oyun içerisinde geçmesi mi
gerekiyor?Yoksa hal, hareket ve tavırlarla da o kelime anlatılabilir
mi? |
Nuri: Hayır. Verilen
kelimeleri oyun içerisinde kullanmamız gerekmiyor. Oyunun genelinde
o kelimeyi anlatabilir ve hissettirebilirsiniz. Mesela geçen gün
‘tedirginlik’ kelimesi verildi ve biz bütün sahneyi tedirgin
oynadık. Böyle olunca seyirci daha çok tatmin oluyor. En kötü
kullanım şudur: Kelime ‘sevgidir’. Diğer oyuncuya dersinki: Sevgi
yemekleri pişirdin mi? Bu tasvip ettiğimiz bir yöntem değil.
Sevim: Bence oyunda bu anlamda bir kural yok bence. Oyunda her şey
olabilir. Kurallarda o an belirlenir. Sevgi kelimesini oyunda
kullanabilirsin veya oyun içerisinde duygu olarak verebilirsin.
Nuri: Doğaçlama tiyatronun diğer önemli özelliği de her şeyin
pandomimle yaratılması.Diyelim ki seyirci hamam mekanını verdi.
Hamam atmosferini kurnadan tasa kadar her şeyi bedeninle yaratmak
zorundasın. Mekanla iletişim kurmak o mekanı seyirciye
hissettirebilmek çok önemli. Doğaçlama tiyatroya yeni başlayan
arkadaşlar bizim ‘konuşan kafa’ dediğimiz durumdalar. Mekanla
iletişim kuramıyorlar. Bu doğaçlama için büyük bir tehlike.
Doğaçlamacı aynı zamanda mekanı yatabilen insandır. Biz seyirciden
neden kelime alıyoruz. Bir iddiamız var. Seyirci karşısında da bir
sınav veriyoruz. Seyirciye ‘bize kelime verin, size o kelimeden oyun
yaratalım’ diyoruz. Bu bir iddiadır. Kelimeyi verdikten sonra
seyirci sizden güzel bir oyun bekliyor. İşte bu noktada sevgi
kelimesini alıp ‘Sevgi bugün nasılsın’ şeklinde kullanırsan bu
seyirciyi 1 birim oranında tatmin eder. Ama oyun bittikten sonra
seyircini damağında çok güzel bir sevgi tadı kalırsa bu seyirciyi 10
birim tatmin eder.-Başka
çalışmalar var mı?Yeni arkadaşlar…?
Nuri: Türkiye’de doğaçlama tiyatronun tanınmasını, gelişmesini,
yayılmasını istiyoruz. Şu anda bu alanda öncü pozisyonunda olmamızın
da getirmiş olduğu bazı sorumluluklar var. Bu doğrultuda her geçen
gün daha çok insana izletmek istiyoruz. İlgilenen denemek isteyen
çok insan var. Bunun için atölye çalışmalarına başladık. Her Pazar
çalışma yapıyoruz. Şu an 10 kişilik kadar bir grup oluştu kısa bir
zaman içerisinde. Ulaşabileceğimiz heryerde de ilginen arkadaşlara
yardımcı olabiliriz. Ben şahsım adına çalışma yapmak isteyen herkese
workshop çalışması yaptırabilirim. |
|
 |
Sevim: Doğaçlama tiyatro çok
farklı alanlarda da kullanılabiliyor. Öğretmen arkadaşlar gelip
izlediklerinde bunu eğitimde de kullanabileceğini söylüyorlar.
Geçenlerde psikolog bir izleyicimiz doğaçlama tiyatroyu hastaları
için kullanmak istediğini söyledi ve bizden yardım istedi.
Nuri: Doğaçlama tiyatro zaten dünyada ilk defa uyum sorunu çeken
çocuklar için kullanılmaya başlandı. Ve dünyada da psikoloji
biliminde sıkça kullanılan bir yöntem.
-Turneler, davetler oluyor mu?
Sevim: Özellikle firmalar ve okullar çok ilgileniyor. Geçenlerde bir
firmanın etkinlikleri çerçevesinde Antalya’da bir hafta gösteri
|
| yaptık. Anadolu’da
yavaş yavaş duyulmaya başlandık. Çeşitli organizasyonlara davet
ediyorlar. Ancak hem hepimizin işi ve okulu var hem de buradaki
oyunlar ve çalışmalar çok yoğun. Zamanı ayarlayabilmemiz çok zor
oluyor. Nuri: İşte son
zamanlarda Çanakkale, Edirne gibi şehirlerden davet aldık ama
bunların organizasyonunu çok iyi yapmak lazım. Rahat olabilmemiz
için profesyonel olarak bu işi yapmamız lazım. Şu an bu grupta tam
zamanlı olarak ilgilenebilen bir tek ben varım.
-Evet, umarım bundan sonra da yaptığınız işler gelişecek, son
olarak söylemek istediğiniz şeyler var mı?
Nuri:36 dakikadır kafamızın etini yedin Eda daha ne diyelim.Çok
teşekkür ediyoruz gerçekten.Devamı gelecek.Biz doğaçlama tiyatro
yaparken aynı kalıplar içinde kalmamaktan yanayız.Amacımız farklı
olmak.Alışkın olunan çemberin dışında çıkmak.Devamı gelecek
bunların… |